Türk Kahvaltı Kültürüne Doğru, Kısa Bir Keşif Yolculuğu - Mornero Kahvaltı Aboneliği

Kahvaltı

Türk Kahvaltı Kültürüne Doğru, Kısa Bir Keşif Yolculuğu

Türk Kahvaltı Kültürüne Doğru, Kısa Bir Keşif Yolculuğu

Kültürlere göre farklılık gösteren bir öğün olan kahvaltı, zengin ve köklü bir geçmişe sahiptir.

Günde üç öğün yeme, modernleşme ve sanayi sürecinin getirdiği yeni bir alışkanlık. Avrupa’da olduğu gibi Türkiye’de de gelişen ekonomik ve kültürel koşulların etkisiyle son 20-30 yılda epey değişikliğe uğramış durumda. Osmanlı toplumunda günde iki kez subh (sabah) ve mesa (akşam) yemek yendiği biliniyor. Bu iki ana öğün haricinde, sabah erken vakitte, kahve içmeden önce yapılan atıştırmalar olma özelliğini de taşıyor.

KAHVE ALTI

Kahvaltının, tütün ve kahve tüketiminin yaygınlaştığı 16. Yüzyıldan sonra; tütün altı, çubuk altı, kahve altı, sofralık gibi deyimlerle de ifade edilmeye başlandığı söyleniyor. 20. yüzyılın başlarında kaleme alınan Kamus-ı Türki sözlüğüne göre kahvaltı şöyle tanımlanıyor;

  • Esasen aç karına kahve içmemek için, kahveden evvel yenen muhtasar (kısa, az) yemek.
  • Yemek vaktinin gayrinde ve sofra haricinde tepsi ile çıkarılıp yenen şey, muhtasar ve muhazar (hazır bulunan) yemek.

Osmanlı’ da önceleri akşamdan kalan yemeklerin tüketilmesine dayanan bu yeni kültür, günümüzde bildiğimiz kahvaltı öğünü şekline dönüşmeye başlamıştı. Öyle bir şeydir ki bu kahvaltı bırakın ülkeler arası mesafeyi bölgeden bölgeye bile değişiklik göstermektedir. Ege dediğimizde aklımıza çeşit çeşit reçel, birbirinden farklı onlarca yeşillik gelmekteyken Karadeniz dediğimizde mısır ekmeği ve mıhlama gibi kahvaltılık çeşitleri aklımıza gelir.

Gel gelelim ki bu iş yurtdışında böyle değil. Nedir bu farklılıklar diye sorarsanız, Türk kahvaltılıkları genellikle sucuklu yumurta, yağda yumurta veya haşlanmış yumurta gibi sıcak yiyecekler ve kahvaltılıklar ile başlar en sonunda ise, birbirinden farklı reçeller ya da bal kaymak ikilisi gibi tatlı çeşitleri ile taçlandırılarak bitirilir.

Yurt dışında ise bu durum oldukça değişiklik göstermektedir. Örneğin; Amerika’da kahvaltılar tamamen tatlı bazlıdır. Salam, sosis gibi ürünler de Türkiye’nin aksine kahvaltılık olarak görülmemektedir. Bu durum Avrupa’ da da farklı değildir. Fransa, İtalya ve Belçika’ da en çok tercih edilen kahvaltılık kruvasandır ve yanında genellikle reçel ve şurup gibi tatlandırıcılar tüketilir. Orta Doğu’nun kahvaltı kültürü ise bize benzemekte ancak baharat tüketimi konusunda farklılık göstermektedir.

Kısacası Türk kültüründe kahvaltının önemi de biçimi de çok başkadır. Hele günlerden pazar ise, kahvaltı öğün olmaktan çıkıp sanata dönüşerek tüm ailenin toplanmasına vesile olan bir aktivite haline gelir.